HAYVANA EZİYET EDEN
KABAHATLİ Mİ YOKSA
SUÇLU MU?
Diyelim ki kapalı bir alanda sigara içiyorsunuz ya da
diyelim ki dilencilik yapıyorsunuz hatta diyelim ki sarhoş birisini gördünüz
sokakta nara atıyor gürültü kirliliği yapıyor, toplum düzenini bozuyor… Bu
fiiller kabahat olarak nitelendirildiğinden şikayet ettiğiniz bu kişiler ilgili
mülkü amir tarafından mahkemeye sevk edilmeden doğrudan idari para cezası ile
cezalandırılır ve “bir daha da sakın yapma! Ha “ diyerek serbest
bırakılır.
Nedendir bilinmez bizim ülkemizde hayvanlara yapılan
her türlü kötü muamele ve eziyet de işte bu kabahatler kanunu kapsamında
değerlendirilir. Yani kapalı alanda sigara içen kişiyle, hayvana tecavüz eden,
gözüne asit döken, kuyruğunu kesen, belediye adına gece vakti sokaklara çıkıp
zavallı hayvanları zehirleyerek, ormanlarda öldürenler de yakalanırlarsa bu
idari para cezasına çarptırılırlar. Çoğu zaman hayvanın dili olup kendisine
eziyet yapanı teşhis etmesi mümkün olmadığından ya da delil çokluğundan (!) bu
kişiler bulunamadığından bu idari para cezaları bile verilemese de,
yakalandığında da devletin bu şekilde para kazanma sistemi bana her zaman garip
gelmiştir.
Hayvana eziyet etmek ve kapalı alanda sigara içmek ya
da dilencilik yapmak aynı haksız fiil kategorisinde değerlendirilir. Yani bu
kişiler asla mahkemeye çıkmaz, savcı çok büyük hayvan hakları savunucusu da
olsa 5199 sayılı yasa gereği takipsizlik vermek zorunda kalır, konuyu İl Çevre Müdürlüğüne havale eder. Hatta bu nedenle bir eşeğe tecavüz eden kişi
yargılanamadığı için sabıkasına bu durum işlenemez.
Aynı kişi birkaç gün sonra iş başvurusunda bulunduğu
zaman sabıkası tertemiz çıkar ya da aynı kişi ile belki Otobüste, Trende, Metroda yan yana seyahat bile edebilirsiniz..
Hem de ileride başka bir insana tecavüz etme , işkence
etme olasılığı çok yüksek olan bir kişiyle..
Mahkemelere çıkma olasılığı bile olmayan bu kişiler
esasında hayvan dostlarımıza eziyet ederken, hayvanlarımız acı ve işkence
içinde bu sadist ruhlu insanların yapmış olduğu fiillere maruz kalırken, devlet
de para kazanır. Bir diğer değişle, zehirle acı çeken, tecavüze uğrayan, terk edilen,
apartmanın 7. katından aşağı atılan her hayvanın katili bulunduğunda devlet
kasasına para girer. Katil serbest kalır aramızda gezmeye devam eder.
Potansiyel suçlu olduğunu belli eder, ama elimiz kolumuz sanki bağlıdır, onu
zorla toplum düzenini sanki bozmaya zorlamak için aramızda barındırırız.
İşte bu kişinin adı da suçlu değil, kabahatlidir.
Sigarasını yakar, kaldığı yerden hayvana eziyete devam bile eder.
Biz de yıllardır sorarız kendimize, bu ülkede şiddet
neden artıyor, nerede hata yapıyoruz, neyi ıskalıyoruz diye.
Av. Ahmet Kemal Şenpolat
10 EKİM 2009
HABERTÜRK GAZETESİ
HABERTÜRK GAZETESİ


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder