Başlık biraz uzun oldu ama bu konuyu da başka türlü açıklayıp irdeleyemezdim
:))
İnsanların da hayvanlara has bazı özelliklere sahip
olduğunu yadsımamak gerekir. Bunların başında koklaşmak, ötüşmek, dürtükleşmek,
hırlaşmak gelir... Eh, kimi evrim olayını tam geçirememiş ancak homo sapiens
olma yolunda da maalesef sadece biraz yol kat etmiş kimi iki ayaklılar da aramızda
yok değildir.
Doğal olarak bu türlerin nitelikli insan toplumları
arasında kendi türlerini bulmak açısından kimi özel ve nev'i şahsına münhasır
hareketlerde de bulunmaları eşyanın tabiatı gereğidir.
Yani kendi türünü bu kadar insan arasında bulmak ve bulduğu zaman içinde de mutlu olduğunu göstermek için kimi ahlaki hareketleri yapmak kaçınılmazdır.
Düşünsenize etrafınızdaki tüm insanlar klasik batı müziği dinliyor, fikir üretiyor, gazete okuyor, güzel güzel parfümlerle kokarken, siz tam homo sapiens olamayıp homo eraktus aşamasında kaldığınız ve fakat bunu kabullenmediğiniz için büyük bir yalnızlık içinde kendinizi hissediyorsunuz…
Yani kendi türünü bu kadar insan arasında bulmak ve bulduğu zaman içinde de mutlu olduğunu göstermek için kimi ahlaki hareketleri yapmak kaçınılmazdır.
Düşünsenize etrafınızdaki tüm insanlar klasik batı müziği dinliyor, fikir üretiyor, gazete okuyor, güzel güzel parfümlerle kokarken, siz tam homo sapiens olamayıp homo eraktus aşamasında kaldığınız ve fakat bunu kabullenmediğiniz için büyük bir yalnızlık içinde kendinizi hissediyorsunuz…
Bu yalnızlığı gidermenin tek yolu en azından sizin
gibi bir vatandaşı bulmak.
Bu kişiyi bulmak için kalkıp toplum içinde
böğüremeyeceğinize göre, aynı topluluk içinde kimi belirgin özellikleri
yakalayıp türdeşinize doğru yaklaşmayı hedeflemeyi seçiyorsunuz.
Örneğin türdeşiniz olduğunuz kişinin dudaklarının üstüne doğru bakar ve bıyıklarının aşağı doğru ne kadar uzatıldığını kestirirmeniz halinde sallandırılmış bıyığı görmeniz bir mutluluk oluşturacaktır...
Örneğin türdeşiniz olduğunuz kişinin dudaklarının üstüne doğru bakar ve bıyıklarının aşağı doğru ne kadar uzatıldığını kestirirmeniz halinde sallandırılmış bıyığı görmeniz bir mutluluk oluşturacaktır...

İşte bu ahval ve şerait içinde
" VIVA ESPANA" der gibi bağırırsınız içinizden ve türünüze doğru
yaklaşıp bir selam vermek istemek pek normaldir. Bu homo eraktusü daha önceden
görüp görmemeniz de o kadar da önemli değildir hani... Tam türdeşinizi
bulmuşken elinizi ileri doğru ona uzatır ve bu arada hafifçe ileri doğru ayaklarınızın
üzerinde yükselirsiniz.
Diğer insanlardan farklı bir
hareket işte bu aşamada devreye girer: Tokuşan iki kafa 1000lerce insan
arasından seçilir. Hafiften bir "küt " sesi gelir
ama bu insanların yüzünde güzel bir mutluluk ve huzur dolu bir tebessüm
oluşturacaktır.
Bu arada kafalar tıpkı iki tosun gibi toslaşmıştır artık...
ama bu arada türünüzü de bulmuşsunuzdur. O kişiyi artık dünyanın neresinde
görürseniz görün bu iki kafa karşılıklı ve otomatik olarak toslaşacaktır.
Tabi az önce belirttiğimiz az gelişmişlik nedeniyle
yerinde sayan beyin içindeki BINGILDAKÇIK hafif meşrep yerinden oynayacak ve
fakat maalesef ileriki yıllarda gelişmesine devam edemeyecektir. Tahminime göre
ortalama 4475 toslaşmadan sonra bu bıngıldağın biraz gelişip beyincik aşamasına
geleceğini hesaplamışsam da bu maalesef bu insanların ruhsal gelişiminde daha
ileriki aşamalarda kımız sütü, balta, adam yakma, toplu katliam, iple adam boğma,
faili malum ve meçhul cinayetlere karışma, uyuşturucu kullanma ama Vatansever
olmakta pastayı kimseye bırakmayıp kuru milliyetçilik olarak tevahür edecektir.
Sonuçta bu toslaşma ile bıngıldak
yerinden oynamış fakat insanlığa hiçbir faydası olmadığı da tekrar tesbit
edilmiş olacaktır.
10/05/2001
Av. Ahmet Kemal Şenpolat

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder