Eğer ki siz maykıl ceksın dinleyip, Hamburger yiyor ve Kola tüketip salt Amerikanı kültürünün beğendiği best
seller kitaplarını okuyorsanız, akşamları tv başında dizi filmlere takılıp
arada sırada da konuştuğunuz ana diliniz içine İngilizce kelimeler katıyorsanız,
türkçelizce dilinize hakim olmuşsa bilinki anglo sakson kültürünün ( Amerika
ingilitere ) bu ülkede bir numaralı valisi olmaya adaysınız. İlerde bu ülkede
çalışacak sizden daha iyi sömürge valisi olamaz.
Herkesten önce memleketini satan ( ama sattığının farkına varmayan ), yabancılarla vatanseverlik uğruna pazarlık yapıp bunu kendi halkına anlatan sizden iyi uşak bulamayacaklarını söyleyeyim. Yüzyılların birikimi ve tarih bize bunu öğretmiştir.
O kültürle de yetişince de diğer kültürleri hatta kendi Anadolu kültürünüzü yermek için sizden de iyi devşirme bulunamaz. Ülkenizi silahla işgal etmek yerine sizin gibi Türkçelizce konuşan, okumamış ama okutulmuş ve hatta üflenmiş daha kim sizden bu görev için seçilmiş kaftan olabilir ki?
O kültürle de yetişince de diğer kültürleri hatta kendi Anadolu kültürünüzü yermek için sizden de iyi devşirme bulunamaz. Ülkenizi silahla işgal etmek yerine sizin gibi Türkçelizce konuşan, okumamış ama okutulmuş ve hatta üflenmiş daha kim sizden bu görev için seçilmiş kaftan olabilir ki?
Çocukluğunuzan beri bu devşirme kültürü aldığınız için ve yıllarca bu kopyala yapıştır kültür içinde büyüdüğünüzden tabii ki de diğer tüm sizden olmayan kültürleri aşağılarsınız.
Bir Iraklıyı az gelişmiş olarak yorumlarken, bir Azerbeycanlıya acıyan gözlerle bakar, bir Çinliyi ötekileştirirsiniz.
Bir
Çinliyi köpek eti yiyor diye lanetlemeniz siz ineği mideye indirirken çok doğal
karşılanır. Çünkü aldığınız kopyala yapıştır kültür Çin kültürünü
aşağılamanızı emreder.
Hatta bu üst kültür(!) aynı zamanda sizden şunu da ister:
Hayvanları
doğurt , petshoplarda sat , yaralanan olursa masrafı hayvanın kendisinin
maliyetinden fazla olursa uyut ve yenisini daha ucuza al, hatta daha
sonra sahibine mezarlık ve uyutma ilacını yine sat. Ne güzel
değil mi?
Win win teorisi. Herkes kazansın. Bu kültürün üzerinden öyle de bir pazar oluştur ki üzerinde milyarlarca dolarlık rant ve artı değer oluşsun.
Köpeğine tapan ama zavallı kuzucuğu mideye indiren, (eat as much as you can”) tüm Amerikada 9.95US$ a tıkın tıkınabildiğin kadar lokantaları aç. Sonra da Filipinlileri, Tayvanlıları kedi kızartıp, köpek yiyorlar diye aşağı kültür diye protesto et. Hatta onlara acı.
Win win teorisi. Herkes kazansın. Bu kültürün üzerinden öyle de bir pazar oluştur ki üzerinde milyarlarca dolarlık rant ve artı değer oluşsun.
Köpeğine tapan ama zavallı kuzucuğu mideye indiren, (eat as much as you can”) tüm Amerikada 9.95US$ a tıkın tıkınabildiğin kadar lokantaları aç. Sonra da Filipinlileri, Tayvanlıları kedi kızartıp, köpek yiyorlar diye aşağı kültür diye protesto et. Hatta onlara acı.
Hatta
merhametin hala hakim olduğu bizim gibi ülkelerde de öldürün bütün sokak köpeklerini,
kedilerini sloganlarını yayıp, uygar ülkede sokak hayvanı olmaz martavalını da sallayıp,
yukarda bahsettiğimiz sömürge valilerin vasıtasıyla bunu yaygınlaştır ve
kamuoyuna yedire yedire yıllara yayarak benimset. Bu fikrin yerleşmesi için en
iyi mücadeleyi de bu devşirme bürokratlara yaptır. Onlar da farkında olmadan
gelişmiş ülke kültürünü savunuyorum diye kendi kültürüne ihanet etsin.
Şadırvanlardaki güvercinlerini, merdivenlerdeki kedilerini, camilerdeki kuş barınma evlerini, sokak satıcılarının peşinden gezen köpeklerini, kurtuluş savaşını kazanan kağnılarını, yük taşıyan eşeklerini unut, bunların hepsi insan sağlığına zararlıdır diyip önce bakımevi denilen hapishanelere tık; sonra da uyutacağım bunları, sokak hayvanı popülasyonunu ancak öldürerek düşürürüm diye plan program yap. Sonra da o planı bizim gariban bürokrat ya da gazeteci Mehmet efendiye sattır.
Tüm bunları yabancılar gelip bizzat anlatsalar vallahi hepimiz ayaklanırız.
Lakin bunu kendi içimizden Türkçe konuşan devletin görevlileri vasıtasıyla,
imza makamları vasıtasıyla, ko-medyadaki birkaç şan şöhret peşinde gezinen, popülaritesi geçince dikkat çekmek isteyen kalemşorlarla yapınca çaktırmadan kendi anglo sakson kültürünü, hayvan refahı hilesi ile çaktırmadan dayat.
Lakin bunu kendi içimizden Türkçe konuşan devletin görevlileri vasıtasıyla,
imza makamları vasıtasıyla, ko-medyadaki birkaç şan şöhret peşinde gezinen, popülaritesi geçince dikkat çekmek isteyen kalemşorlarla yapınca çaktırmadan kendi anglo sakson kültürünü, hayvan refahı hilesi ile çaktırmadan dayat.
Bak güzel kardeşim. Şu fotoğrafı görüyor musun?
Bir otobüs durağında duran bir zavallı köpekçik.
Bir otobüs durağında duran bir zavallı köpekçik.
Kimseye
zararı yok. Ya da bir ATM makinesi önündeki uyuklayan sahipsiz garibanlar. Hemen yanlarında para çeken insanlar. Dünyanın neresinde kaldı bu görüntüler? Senin ülkende yok. Senin ülkende olamadığı için bende de olmasın istiyorsun.
Ama benim ülkemde sana inat var olacak bu görüntü. Ben bu görüntüyü gördüğümde
çok mutlu oluyorum çünkü benim kültürümde onlarla yüzyıllardan beri beraber
yaşamak var.
Zaten hayırsız ada sürgünün de binlerce hayvanın katli senin Tanzimat kafan nedeniyle, batılılaşmayı yarım yorumlaman nedeniyle olmadı mı?
Sırf batılılara yaranmak için İstanbul’da büyük bir katliamı tetikletmedin mi? Padişahlarımı ve Belediye Başkanlarımı kullanarak yaptırmadın mı?
Şu anda da aynısını yapmıyor musun aslında?
Sırf batılılara yaranmak için İstanbul’da büyük bir katliamı tetikletmedin mi? Padişahlarımı ve Belediye Başkanlarımı kullanarak yaptırmadın mı?
Şu anda da aynısını yapmıyor musun aslında?
Sen eğer sabırla dayatırsan sermayeni dayattığın gibi kendi kültürünü, o zaman kazanacaksın bu savaşı. Bunu da biliyorum. Yani bir daha tıpkı senin ülkende olmadığı gibi benim ülkemde de sokakta ,damda, bacada, otobüs durağında, çeşme önünde kediler köpekler olmayacak Ama kumar adı altında ilerde tazı yarışları bile olacak. Yunuslar dolphinariumlarda sergilenecek.
İnekler ve tavuklarsa hormon basıla basıla daha çabuk üretilerek midelerimizde yer bulacak. Maymunlar hayvanat bahçelerinde sergilenirken, deney merkezleri can çekişen hayvanlarla dolacak.
İnekler ve tavuklarsa hormon basıla basıla daha çabuk üretilerek midelerimizde yer bulacak. Maymunlar hayvanat bahçelerinde sergilenirken, deney merkezleri can çekişen hayvanlarla dolacak.
Sizlere sesleniyorum ey belediye veterinerleri, belediye başkanları, milletvekilleri, bakanlıkların bürokratları. Eğer ki bu kültürün benim Anadolu kültürüm üzerinde kazanmasınıistiyorsanız atın bu zavallıcıkları ormanlara, dağlara taşlara, çaktırmadan öldürün onları bakımevi dediğiniz nazi kamplarında. Ama bilinizki en vatansever geçinen sizler, nutuk üstüne nutuk atan herşeyi bilen sizler, bu fukaraları öldürdüğünüz sürece o sömürge valilerinden hiçbir farkınız kalmayacak. Farkında olmadan onları bu şekilde öldürüp popülasyonu bu şekilde azaltarak bir başka kültürün bizim kültürümüz üzerinde baskın çıkmasına hizmet edeceksiniz.
Maalesef son 20 yılda bu ülkede yüzlerce hayvan satan
Petshop, bir sürü yunus parkı açıldı. Halbuki 20 yıl önce bu kadar
değildiler. Belki hiç yoktu.
Hepsinin açılmasına gözünüzü kapayarak ya da
dolaylı yoldan izin veren mevzuatlarla kapitalist ticaretin palazlanması için
izin verdiniz.
Size tavsiyem silkinin bir an önce uyanın. Bu fütursuzca
ölüm emirlerinizle neye hizmet ettiğinizin bir an önce farkına varın. Hayvan
hakkı savunucusu olmanıza gerek yok. Eğer biraz ulusalcı iseniz,
vatanseverseniz silkinin çıkın şu narkozdan. O gelişmiş ülkenin akıllı
çocukları çaktırmadan sizin ülkenize dayatma yasalar vermesin, dilinize, yasanıza,
kültürünüze hakim olmasın, kültür emperyalizmini ülkemizde yaygınlaştırmasın,
bünyemizin kabul etmeyeceği alışkanlıkları sizin vasıtanızla benim ülkemde
yasal hale getirmesin.
Düşmanla işbirlikçi olmayın. Kendi bağrınızdan çıkan Anadolu’nun
sesini de arada sırada dinleyin. Çünkü bizler kimseden hiçbir menfaat
beklemeden karşılıksız olarak okutulmuş ve üflenmiş kültürün bir parçası
olamadık. Siz de olmayın. Onların bu yanlışlarına “Uygar Toplum“ adına hizmet
etmeyin.
Ormana atıyorsan bu zavallıları, öldürüyorsan faydasız
diye, açıyorsan yunus parklarını, Petshopları, tazı yarışı pistlerini...
bilki Washingtonun atadığı validen betersin.
Eğer otobüs durağındaki sinmiş bir kediyi köpeği
savunuyorsak bilki aslında kedi köpeğin hakkından öte aslında Anadolu‘nun
kültür emperyalizmine karşı direnişini savunuyoruz biz.
Bu tarafa senin de geçmeni bekleriz canım kardeşim.
03/02/2011
Av. Ahmet Kemal Şenpolat





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder