Bilirsiniz Amerikalılar uzaya bir mekik yolladıklarında, mekik içinde
bulunan astronotlar bir şekilde ne olursa olsun mutlaka o derin uzay boşluğunda
sorunlarla karşılaşırlar. İçlerinde bulundukları ortamın koşulları nedeniyle
bazen bu sorunları çözemezler. O zaman, onlara yerden müdahale etmek, yardım
etmek gerekir.
Yer merkezinden yardım edilmez ise kilometrelerce
uzaklıkta bulunan astronotları uzay boşluğunda ölüme, bir bilinmeyene
yollarsınız. Eğer astronotlar başlıkta bulunan anonsu Teksas’ta bulunan Houston
kentindeki uzay üssüne geçmişlerse gerçekten bir yardım ihtiyacı vardır ve acil
olarak dünyadaki olanaklar ile oraya bir şekilde müdahele edilmesi
gerekir.
O yüzden Houston we have a problem çok da yaygın bir
deyimdir Amerikalılar için.
Uzun yıllardır bu hayvan hakları ve çevre mücadelesinde
bulunduğum süreç içerisinde belki de en keyif aldığım anlar, yardım dileyen
hayvan severlere yardım elini uzatmak, bir çeşit merkezdeki Houston
olmaktı. Fakat belirli bir noktadan sonra o kadar fazla yardım istenemeye
başlandıki ilk zamanlar insanların dava dilekçelerine kadar yazan ben aradan üç
- beş yıl geçtikten sonra mecburen web sitesine yönlendirmeye başladım.
Çünkü gelen sorular hep aynı şekilde idi ve hemen hemen aynı konularda
idi.
Zaten hayvan hakları konusunda sorulan sorular da genellikle
temel yirmi soru etrafında toplandığını gözledim. O yüzden işi pratik hale
getirmek daha efektif ve verimli olarak zamanı kullanmak için insanları web
sitesindeki hukuk / sık sorulan sorular bölümü / ya da kişisel yazılarımın
olduğu Don Kİşot bölümündeki linklere yönlendirmek daha çok işime geldi.
Çünkü orada mahkeme kararlarından, başvuru yollarına,
dilekçelerine kadar her sorunun yanıtı vardı aslında. Fakat zaman içinde şunu
da öğrendimki insanlar sorularına yanıttan çok, dakikalarca dertleşmek,
psikolojik olarak rahatlamak, aynı davada olduğumuzdan dolayı belki sesimi
duymak, muhatap bulamadığı devlet ve medya katında yorulmuşluk ve bıkkınlığın
getirdiği son bir umutla belki bundan dolayı teşekkür etmek ya da zaten yeni
yaşamış olduğu bir acıdan dolayı deşarj olmak için arıyor ya da yazıyordu.
Sahibim ise çok...!
Yine de "Houston We Have a Problem! "
yardım çağrıları zaman içinde o kadar genişlediki, HAYTAP evinin
bulunması, sonra oradaki sorunlar nedeniyle buranın yenilenmesi, maaşların
ödenmemesi nedeniyle yaşanan sıkıntılar ve akut çözümler bulunması ve daha
sonra gelir getirici kaynaklar bulunması, web sitesinin tanzimi, her gelişen
olay için grafik tasarım yaptırılması, yapılan çalışmalarının imlaların kontrol
edilmesi gibi onlarca yeni soruna kadar uzandı.
Bunların hepsi HOUSTON WE HAVE A PROBLEM şeklinde idi.
İş eğer merkeze kadar yardım istenmeye gelmişse, sıkıntı gerçekten vahimdi.
Eğer Houston'a başvurulmuşsa durup dururken anlık sorulan soru olamazdı.
Mutlaka yardım eli uzatılması gerekiyor.
Eğer Houston'a başvurulmuşsa durup dururken anlık sorulan soru olamazdı.
Mutlaka yardım eli uzatılması gerekiyor.
Öte yandan bir sorunu çözmeye hedeflenip çareler
arayıp bulduktan sonra, bulunan çare belirli bir zaman sonra yeni
sorunlar doğuruyordu. Gerçi bu durum fasit daire gibi kendini bence
tekrar etmedi. Houston ‘un astronotlara yardım etmek için bulduğu her çare,
yaşanan süreci ve somut durumu bir öncekinden daha iyi bir duruma götürdü. Yani
sorunlar ve bulunan çareler de ilk zamanlara göre daha nitelikli hale geldi...
Evet bu arada astronotlara bulundukları tehlikeli yerlerde çok şükür bir şey olmadı. Onlar ölmediler. Ellerinden gelenin en iyisini bu arada zor koşullarda fazlası ile yaptılar. Ne yapacağını bilemeyenler yok olup gitti uzayın o derinliklerinde ama azıcık eğitim ve zihniyet değişikliği Houston’dan gelen güven ve her an sorunu çözebilecekleri birilerinin olması onları belki psikolojikman benden kilometrelerce uzakta daha rahat tuttu , konumlarını sağlamlaştırdı. Onların durumu orada rahat olduğu sürece , oksijen alıp asgari koşullarını idare ettikleri sürece Houston merkez ise kendi sorunlarını çözmek için zaman kazandı.
Evet bu arada astronotlara bulundukları tehlikeli yerlerde çok şükür bir şey olmadı. Onlar ölmediler. Ellerinden gelenin en iyisini bu arada zor koşullarda fazlası ile yaptılar. Ne yapacağını bilemeyenler yok olup gitti uzayın o derinliklerinde ama azıcık eğitim ve zihniyet değişikliği Houston’dan gelen güven ve her an sorunu çözebilecekleri birilerinin olması onları belki psikolojikman benden kilometrelerce uzakta daha rahat tuttu , konumlarını sağlamlaştırdı. Onların durumu orada rahat olduğu sürece , oksijen alıp asgari koşullarını idare ettikleri sürece Houston merkez ise kendi sorunlarını çözmek için zaman kazandı.
Daha da tuhafı Houston'un her soruna çözüm
bulması teamül hale geldi ve kanıksandı. Yani nasıl olsa merkez bir
şekilde çare bulup sorunu çözüyor durumu oluştu. Diğer garip durum ise yıllar
önce sorulan hayvan hakları ile ilgili sorular zaman içinde yok oldu, merkezin
yakasından düştü. Ya herkes sorunu nasıl çözeceğini öğrenmişti ya da
astronotların yaşaması için Houston’a fazlaca yük olmamaları gerektiği biinci
yerleşti. Çünkü merkez gittiği anda yörünge etrafında yıllarca boşa
dönecek uzay mekiğinin kime faydası olabilirdiki? Gerçi ölmezdi kimse, herkesin
yeterli yolluğu, kendi çapında bulduğu kaynakları başında da vardı aslında. Ama
Houston ile kontağın kopması demek, olası yere inişin önünün kesilmesi,
hayallerin sona ermesi, ev ile olan bağlantının bitmesi idi.
Çaresiz kalınan durumlarda astronotlar, Houston’a taaa
bulundukları kilometrelerce uzaklıktaki uzayın derinliklerinden yardım bile
etmek istediler. Yani tersine yardım sistemini bile işletmeyi düşündüler ama
olmadı. Olamadı. Çünkü kendilerinin nefes alması, merkezin ise bir an önce bir
yolunu bulup eskisi gibi ayaklarının üzerine kalkıp, dikelmesi, bozulan
alet varsa onarması, sorun varsa akılcı yoldan çözmesi gerekiyordu. Bu yüzden
uzunca bir süre uzayın derinliklerinden aşağıya evlerinin olduğu yere baktılar
ve oradan yaşam umudu olmasına dair bir sinyal beklediler.
Çünkü hepsinin ailesi, yuvası, arkadaşları, onları
başarıdan başarıya götürecek ekip oradaydı... Yukarılara kadar onlar sayesinde
çıkmışlardı, onları da orada tutacak, yere indirecek, bilim yapacak,
dünyadakilere yol göstermek için yeni çözümler bulacak beyinler orada idi.
25/12/2013
Av. Ahmet Kemal Şenpolat




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder