6 Eylül 2014 Cumartesi

“ HOUSTON, WE HAVE A PROBLEM ! . . “

Bilirsiniz Amerikalılar uzaya bir mekik yolladıklarında, mekik içinde bulunan astronotlar bir şekilde ne olursa olsun mutlaka o derin uzay boşluğunda sorunlarla karşılaşırlar. İçlerinde bulundukları ortamın koşulları nedeniyle bazen bu sorunları çözemezler. O zaman, onlara yerden müdahale etmek, yardım etmek gerekir. 
Yer merkezinden yardım edilmez ise kilometrelerce uzaklıkta bulunan astronotları uzay boşluğunda ölüme, bir bilinmeyene yollarsınız. Eğer astronotlar başlıkta bulunan anonsu Teksas’ta bulunan Houston kentindeki uzay üssüne geçmişlerse gerçekten bir yardım ihtiyacı vardır ve acil olarak dünyadaki olanaklar ile oraya bir şekilde müdahele edilmesi gerekir. 
O yüzden Houston we have a problem çok da yaygın bir deyimdir Amerikalılar için.
Uzun yıllardır bu hayvan hakları ve çevre mücadelesinde bulunduğum süreç içerisinde belki de en keyif aldığım anlar, yardım dileyen hayvan severlere  yardım elini uzatmak, bir çeşit merkezdeki Houston olmaktı. Fakat belirli bir noktadan sonra o kadar fazla yardım istenemeye başlandıki ilk zamanlar insanların dava dilekçelerine kadar yazan ben aradan üç - beş  yıl geçtikten sonra mecburen web sitesine yönlendirmeye başladım. Çünkü gelen sorular hep aynı şekilde idi ve hemen hemen aynı konularda idi. 
Zaten hayvan hakları konusunda sorulan sorular da genellikle temel yirmi soru etrafında toplandığını gözledim. O yüzden işi pratik hale getirmek daha efektif ve verimli olarak zamanı kullanmak için insanları web sitesindeki hukuk / sık sorulan sorular bölümü / ya da kişisel yazılarımın olduğu Don Kİşot bölümündeki linklere yönlendirmek daha çok işime geldi. 
Çünkü orada mahkeme kararlarından, başvuru yollarına, dilekçelerine kadar her sorunun yanıtı vardı aslında. Fakat zaman içinde şunu da öğrendimki insanlar sorularına yanıttan çok, dakikalarca dertleşmek, psikolojik olarak rahatlamak, aynı davada olduğumuzdan dolayı belki sesimi duymak, muhatap bulamadığı devlet ve medya katında yorulmuşluk ve bıkkınlığın getirdiği son bir umutla belki bundan dolayı teşekkür etmek ya da zaten yeni yaşamış olduğu bir acıdan dolayı deşarj olmak için arıyor ya da yazıyordu.
Gönül isterki herkes kadar boş zamanım, hatta günün 24 saati enerjim olsun.
Ama neyleyimki yok. 

Sahibim ise çok...!
Yine de "Houston We Have a Problem! "  yardım çağrıları  zaman içinde o kadar genişlediki, HAYTAP evinin bulunması, sonra oradaki sorunlar nedeniyle buranın yenilenmesi, maaşların ödenmemesi nedeniyle yaşanan sıkıntılar ve akut çözümler bulunması ve daha sonra gelir getirici kaynaklar bulunması, web sitesinin tanzimi, her gelişen olay için grafik tasarım yaptırılması, yapılan çalışmalarının imlaların kontrol edilmesi gibi onlarca yeni soruna kadar uzandı. 
Bunların hepsi HOUSTON WE HAVE A PROBLEM şeklinde idi. İş eğer merkeze kadar yardım istenmeye gelmişse, sıkıntı gerçekten vahimdi.
Eğer Houston'a başvurulmuşsa durup dururken anlık sorulan soru olamazdı.
Mutlaka yardım eli uzatılması gerekiyor. 
Öte yandan bir sorunu çözmeye hedeflenip çareler arayıp bulduktan sonra, bulunan çare belirli bir zaman sonra  yeni sorunlar doğuruyordu. Gerçi bu  durum fasit daire gibi kendini bence tekrar etmedi. Houston ‘un astronotlara yardım etmek için bulduğu her çare, yaşanan süreci ve somut durumu bir öncekinden daha iyi bir duruma götürdü. Yani sorunlar ve bulunan çareler de ilk zamanlara göre daha nitelikli hale geldi...
Evet bu arada astronotlara bulundukları tehlikeli yerlerde çok şükür bir şey olmadı. Onlar ölmediler. Ellerinden gelenin en iyisini bu arada  zor koşullarda fazlası ile yaptılar. Ne yapacağını bilemeyenler yok olup gitti uzayın o derinliklerinde ama azıcık eğitim ve zihniyet değişikliği Houston’dan gelen güven ve her an sorunu çözebilecekleri birilerinin olması onları belki psikolojikman benden kilometrelerce uzakta daha rahat tuttu , konumlarını sağlamlaştırdı. Onların durumu orada rahat olduğu sürece , oksijen alıp asgari koşullarını idare ettikleri sürece Houston merkez ise  kendi sorunlarını çözmek için zaman kazandı. 
Daha da tuhafı Houston'un her soruna çözüm bulması  teamül hale geldi ve kanıksandı. Yani nasıl olsa merkez bir şekilde çare bulup sorunu çözüyor durumu oluştu. Diğer garip durum ise yıllar önce sorulan hayvan hakları ile ilgili sorular zaman içinde yok oldu, merkezin yakasından  düştü. Ya herkes sorunu nasıl çözeceğini öğrenmişti ya da astronotların yaşaması için Houston’a fazlaca yük olmamaları gerektiği biinci yerleşti.  Çünkü merkez gittiği anda yörünge etrafında yıllarca boşa dönecek uzay mekiğinin kime faydası olabilirdiki? Gerçi ölmezdi kimse, herkesin yeterli yolluğu, kendi çapında bulduğu kaynakları başında da vardı aslında. Ama Houston ile kontağın kopması demek, olası yere inişin önünün kesilmesi, hayallerin sona ermesi, ev ile olan bağlantının bitmesi idi.
Çaresiz kalınan durumlarda astronotlar, Houston’a taaa bulundukları kilometrelerce uzaklıktaki uzayın derinliklerinden yardım bile etmek istediler. Yani tersine yardım sistemini bile işletmeyi düşündüler ama olmadı. Olamadı. Çünkü kendilerinin nefes alması, merkezin ise bir an önce bir yolunu bulup eskisi gibi ayaklarının üzerine kalkıp, dikelmesi,  bozulan alet varsa onarması, sorun varsa akılcı yoldan çözmesi gerekiyordu. Bu yüzden uzunca bir süre uzayın derinliklerinden aşağıya evlerinin olduğu yere baktılar ve oradan yaşam umudu olmasına dair bir sinyal beklediler. 
Çünkü hepsinin ailesi, yuvası, arkadaşları, onları başarıdan başarıya götürecek ekip oradaydı... Yukarılara kadar onlar sayesinde çıkmışlardı, onları da orada tutacak, yere indirecek, bilim yapacak, dünyadakilere yol göstermek için yeni çözümler bulacak beyinler orada idi.
25/12/2013
Av. Ahmet Kemal Şenpolat




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder